15 Kasım 2015 Pazar

Gelecek, Ne Zaman Gelecek


"Umut ekmek gibidir, biraz beklerse bayatlar, daha uzun süre beklerse küflenir!" (Ünlü düşünür Özgür Camus)

7 Haziran seçimlerinde ülkemizin ve Orta Doğu'nun geleceği adına birazcık ümitlenmiştim. Tamam bu coğrafyadan hiç bir bok olmaz onu bende biliyorum ama, en azından daha az insan birbirini öldürür diye düşünmüştüm. Sonra bir sürü şey oldu, saçma, egoistçe, salakça bir sürü şey oldu ve erken seçim kararı alındı. Bu arada da bir çok insan ölmeye devam etti. Çok insan öldü!

Seçimler yapıldı. Seçim sonuçarını gördükten sonra rahatladım biraz. İçinde cinsel öğeler barındıran devrik bir cümleyi hayat felsefem haline getirdim bir süredir.

"Çok da sikimde!"

Evet tam olarak böyle.

%50 çok büyük bir rakamdır seçimlerde. Oy çalmakla falan açıklamak, kafayı kuma gömmektir. Kafayı kuma gömmedim bende, seçimin ertesi günü muhabbetleri dinlemeye başladım, hiç kimseye, hiç bir siyasi görüş belirtmedim, sadece dinledim.

Yaa, meğer ne çok iktidarlı varmış aramızda, bi biz iktidarsız kalmışız meğerse. Seçimden önce benden fazla sövenler, seçim sonuçlarını görünce bir rahatlamışlar, maskelerini tekrar çeyizlerine koymuşlar, gerçek kimliklerini ortaya çıkarmışlar.

Adam gerçekten büyük ustaymış, o kadar büyük ustaymış ki, kendisine tıpatıp benzeyen milyonlarca çırak yetiştirmiş. gidip elini öpmemiz lazım bence...

Asgari ücret 1300 lira olmayabilir, görünüşe göre de olmayacak.
Taşeronlara kadro da gelmeyecek, gelecek olan kadro da muhtemelen sözleşmeli memurlara verilecek, işçi yine soğuktan büzüşmüş taşşaklarını avuçlayacak... Yani kısaca seçim vaatlerinin hiç birisi gerçekleşmeyecek ve inanın bu vaatler gerçekleşmediği için oy kaybeden parti CeHaPe olacak.

Devreler yandı değil mi? Benimki de yandı...
Açıklayalım. iktidardaki partinin vaatlerinin hepsi, ana muhalefet partisinin vaatleriydi hatırlarsanız, onlar bile çalıntı. Önümüzdeki seçim dönemine doğru denilecek ki; "Eğer Ampul simgeli parti bu vaatleri yapamadıysa, CeHape hiç yapamaz, zaten bunların zamanında ekmeği karneyle alıyorduk biz!" Dikkat edin, denilecek bunlar, diyecekler, diyorlar, her zaman dediler. Zaten seçmenin bir şeyler umrunda olsaydı, bu vaatleri duyar duymaz "14 yıldır babam mı vardı iktidarda, neden yapmadın şimdiye kadar" derdi, demedi, demeyecek.

Her neyse, biz felsefemize geri dönelim.

İş yerindeki hiç bir iş umrumda değil mesela. "Nasıl işten memnun musun?" diye soranlara felsefemi bildiriyorum.
Aldığım maaş zaten yıllardır kredi kartı borcumu ödeyip, üzerine ölmeyecek kadar para kalacak şekilde programlanmış durumda. İşsiz kalınca borçsuz oluyorum, iş bulunca kaldığı yerden borçlar da devam ediyor.

Çatışmalar falan var, insanlar ölüyor. huzursuzluğun zirve yaptığı bu bölgelerin seçim sonuçlarına bakıyorum sonra. Valla hiç bana cehalet falan demeyin. Böyle şeyler cahillikle açıklanamaz.

Ülke savaşa girecekmiş.
Terör Avrupa'ya kadar dayanmış.
Türkiye'de Işid sempatizanlarının sayısı, nüfusun %7'sine denk geliyormuş.
Ekonomik keriz kapıdaymış.
Her an kıçımızın dibinde bir bomba patlayabilirmiş, ölebilirmişiz.
Yani kısaca her şey bombok durumdaymış.

Hepsi benim için artık "Çok da sikimde!"

Kusura bakmayın, ben umutsuzum ve mutsuzum. Hala umudu olan varsa şevkini kırmak istemem ama tünelin ucu bombok bir yere çıkıyor...

Eğer mutlu olarak kalmak istiyorsanız yapmanız gereken tek şey egoist olmak bence. Geri kalan her şey, geri kalan her şeyin kendi sorunu...

14.10.2015
Özgür

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçinden geldiği gibi yaz,
Gönlünü ferah tutarak yaz,
Okuyan olmasa da yaz,
Sen yeter ki yaz...