31 Temmuz 2015 Cuma

Tayyittin Hoca

Madem öyle gel böyle...


Tayyittin Hoca'nın canı bir gün tavuk suyuna pilav çekmiş. E tabi öökkküüüz kadar aç olunca da evdeki tencerelerin yetmeyeceğine karar vermiş. Gitmiş kardeşi Esed'e koca bir kazan almış gelmiş eve. Sonra bakmış ki evde pirinç de yok.. "Hay koca kofam!" demiş Tayyittin Hoca...

Pirinç almaya gidecek ama, bakkalın yolunu Abdül Öcalan'ın eşkıyaları kesmiş. Düşünmüş taşınmış, datlu datlu kaşınmış, bir yol bulmuş Hoca Tayyittin. Gitmiş eşkıyalara " Şimdi sizin eviniz yok, zaten benim ahırda da gizli gizli yatıyonuz amuğa goyim. Ben size evin bir odasını vereyim, siz de geliş geçişlerde bana, benim adamlarıma falan dokunmayın." Eşkıyalar kabul etmiş tabi bu teklifi. Neyse Tayyittin Hoca pirinç işini de halletmiş.

E tabi kanki komşular durur mu? Vermişler gazı Tayyittin Hoca'ya...

"Kazanın vor mi?"
"Vor vor."
"Pirincin vor mi?"
"Vor vor."
"Ne duruyorsin?"
"E napah?"
"Pilov yopsanaa pilov yopsanaa pilov yopsanaa"

"E Tovik yohtur" demiş Tayyittin Hoca...


Yine düşünmüş, yine taşınmış, uyuz gibi kaşınmış tavuk işine de bir çare bulmuş Hoca.
Gitmiş Daiş ve 40 Haramiler Et ve Tavuk merkezine, " ben sekkiz tane tavuk istirem ama param yoktur." demiş.

Daiş bu durur mu, "sen bizimle taşşah mı geçiyorsun ey münafık, say imanın şartlarını yoksa kelle gider" demiş. Tayyittin Hoca bakmış durum vahim, kelle futbol topu olacak, "durun yav, ben size bir teklif vermeye geldim" demiş.

"Şimdi siz buralarda güçlü kuvvetlisiniz de, bu işyerinin vergi levhası yok. Yarın bir gün Amariga Vergi Dairesi gelip sizin dükkanı kapatınca bu işleri nerede yapacaksınız? İşte siz bana bugün bu tavukları verirseniz yarın bir gün ben de size evin bir odasını açarım, kaçak kesimleri orada yapmaya devam edersiniz"

E tabi Daiş de bu çılgın teklifi kabul etmiş.

Gelmiş Tayyittin Hoca eve, kurmuş düzeneği pişirmiş Tavuk suyuna pilavı. Tam yemeye başlayacağı sırada bir ses "hooop" demiş. Bakmış Hoca arkasına, yıllar önce kandırıp evi ellerinden aldığı kardeşleri gelmiş. Demişler ki "bu evde bizim de hissemiz var."

Kardeş Esed'de gelmiş "kazanımı ver mübarek" demiş. Hoca durur mu yabıştırmış muhteşem sol ayağıynan cevabı "Kazan öldü mübarek."

Her kardeş kendine düşen pay kadar odaya el koymuş. Sonra bakmışlar ki hisselerinde Abdül örgütü ile Daiş Kesim Merkezi faaliyet veriyor. Kovalamışlar bunları hisselerinden. Sonra Abdül örgütü başlamış Hoca'nın işçilerini öldürmeye. Daiş Mezbahası da salmış öküzlerini hocanın evine, başlamışlar tepinmeye.

Kardeş Esed'de duruma bakıp " Ne gadan da yalancı bir gomşu, oh daha beter olsun" demiş.

Tayyittin Hoca almış başını ellerinin arasına, "bu kadar aç gözlü olmayaydım, açeydim gollerimi kavga etmeyeydim gardaşlarımla, getmeyin bu ev hepimize yeter deyeydim, tek başıma her haltın sahibi olmaya galkmayaydım belki kendi davuğumuzu, pirincimizi yetiştirirdik. Benim yüzümdeeeeeennnnnnn..."

Kıssadan Hisse; Her Papaz pilav yemez... Pilavın fazlası zaten bünyeye zararlıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçinden geldiği gibi yaz,
Gönlünü ferah tutarak yaz,
Okuyan olmasa da yaz,
Sen yeter ki yaz...