16 Eylül 2012 Pazar

Şerefsiz Olma Kriteri


Akp’nin aldığı oylara ve yapılan her ankette oy oranının artarak yükselmeye devam ettiğine şaşıran insanlar var hala bu memlekette. Şaşıracak hiçbir şey yok, yıllardır insanların özlediği noktaları bu adamlar gerçekleştirdikleri için şu anda vazgeçilmez durumdalar. Bu topraklar üzerinde Akp ve Mhp dışında Müslüman parti yok. O zaman neden Mhp o kadar yüksek oy alamıyor derseniz, onlar da karizmadan kaybediyor. Karizmatik bir başkanları yok. Aklıma gelen gelmeyen daha bir sürü madde var aslında ama yazmaya üşeniyorum. Ama o sıralamaya üşendiğim özellikler de dahil tüm bu noktalar Türkiye Cumhuriyeti’nin büyük çoğunluğunun düşüncesi.
Birincisi bu insanlar belli bir kültür seviyesine gelmiş, söylenenleri yorumlayabilen, üzerine düşünebilen, kritik yapabilen insanlara değil, cahil kesime hitap ediyorlar. Yani başka bir deyişle birisi karşısına geçip,  “sen geri zekâlısın” dese “acaba ben gerçekten geri zekâlı mıyım?” diye düşünmek yerine “bu adam dediyse ben kesin geri zekâlıyımdır” diyecek insanlara hitap ediyorlar. Başka bir deyişle de ülkenin çoğunluğuna hitap ediyorlar diyebiliriz, yani Aziz Nesin’in söylediği %60.
Biz burada götümüze trompet sokup bağırsak bile sallamayacak bir çoğunluk var. Şehit sayısı, ekonomik kriz, aşırı miktarda artan dış ve iç borç, neredeyse tamamen yabancıların eline geçmiş bir özel sermaye, açlık sınırının yarısı kadar asgari ücret vs vs. kimin umurunda?  Üniversite mezunları bile asgari ücretle çalışmak zorunda kalıyor, kendimden biliyorum.
Eğer bu insanlar birazcık düşünme yeteneğine sahip olsalardı, muvazzaf askerler cezaevlerinde çürümeye başladığından beridir terörist saldırılarının ne kadar arttığını, terör örgütünün ne kadar palazlandığını görürdü. Dış siyasette komşularla kanlı bıçaklı olduğumuzdan beridir şehit sayılarının ne kadar arttığını görürdü.
Sırf eleştiri yapanları “Şerefsiz” olarak sınıflandırdığı için yanlış giden eğitim sistemine eleştiri yapmayacak bir sürü insan var. Hatta oyunu ikinci seviyeye taşıyıp eleştirenlerin karşısına geçip “Sen Şerefsizsin” diyecek insanlar da var. Sırf “ Çocuğuna rapor alanlar benim çocuğum geri zekâlıdır diyor demektir.” sözü yüzünden çocuğuna rapor almayacak insanlar var. O zaman bütün bilim insanları geri zekâlı ki “ 60-66 ay çocuk için erkendir.” diyorlar. Gerçi en kral bilim adamı İmam Hatip Lisesi’nde yetişir, üniversite okumak tamamen gereksiz bir teferruattır.
Vatandaşın oyuyla seçilmiş bir bakan vatandaşın karşısına geçip “Hadi takla at da görelim” diyebiliyorsa, ertesi hafta vatandaşın birisi karşısına geçip, “ Bakanım ben takla atarım senin önünde” diyorsa boşa konuşmaya gerek yok. Kapatalım kepenkleri gidelim bu dükkan iflas etmiş demektir. Aklıma geldikçe beynime kan gitmez oluyor, arkadaşım o bakanın senin önünde el pençe divan durması, hatta takla atması gerekiyor, senin değil.
Korku İmparatorluğu burası. 
Ben kıçı kırık bir blog yazarken acaba beni ne zaman alırlar içeriye diye düşünüyorsam, telefonumun dinlendiğini düşünüyorsam ve benim gibi bir dolu insan olduğunu biliyorsam kimse aksini iddia edemez.

Neyse konudan sapmayalım.

Yani biz “Ulan nasıl oluyor da bu kadar olumsuzluğa rağmen bu adamlar oyunu sürekli arttırıyor” diye düşünürken hep yanlış pencereden bakıyoruz.  Evet normal zeka seviyesine sahip insanların olduğu bir yerde şark kurnazlığı para etmez, insanlar en fazla bir kere aldanır ikinciyi yemez.  Ama anormal zekâ seviyelerinin çoğunlukta olması ve bizim, herkesin en azından buğday varken saman yemeyecek kadar zeki olduğunu düşünmemiz en büyük yanılgımız oluyor. 


Konu nereye varırsa varsın, kim ne dersin, her gün kaç şehit haberi gelirse gelsin, her gün açlık sınırına yaklaşma hayalimiz ne kadar azalırsa azalsın hiç birisinin önemi yok. Benim için bu film “Bakanım istersen ben takla atarım, valla izin ver bakanım ben seni çok seviyom ne dersen yaparım”  sahnesini izlediğim gün bitti. Final sahnesini izleme gereği duymuyorum.

Ben kendi şahsım da dahil olmak üzere hiç kimseye üzülmüyorum, daha beter sürünmeyi de hak ediyoruz biz.  Bu insanlar için şehit olan, başrol oynadığını ve ölerek filmin kahramanı olduğunu sanan figüranlara üzülüyorum. 

 

Mr_Lonely
10.09.2012

2 yorum:

  1. Bahsettiğin sona gelmek ne acı .. Eğer ki bütün Türk milleti bu sona gelirse dediğin gibi herkes kepenkleri kapatır gider ve meydan onlara kalır istedikleri gibi de at koştururlar. Hoş şimdi de aynısını yapıbiliyorlar bizim gibiler yalnızca seyirci olabiliyoruz ama yine de geçmişteki atalarımızın torunlarıysak duruma üzülmüyorum bu millet hak ediyor şeklinde bırakıp gitme adımları bize yakışmaz .Boş konuşup boşa efor sarfetmek de yakışmaz ama bir kenara çeklip hak ediyor bu millet demek daha bir acımazsızca geliyor bans.

    YanıtlaSil
  2. Mariposa;
    Peki şöyle bir soru sorayım Atatürk'ten sonra bu ülkede kaç tane dürüst siyasetçi, siyaset yaptı? İlla ki gelmiştir bir kaç dürüst insan ama maalesef meclis çoğunluğu bile her zaman toplumun çoğunluğunun sureti.
    Bir sürü genç insan toplumdan çok sürüye benzeyen bu insanlar topluluğu için ölümü haketmedi.
    Canımı ortaya koymam bazı kafaları değiştirecek olsa kendi kendimi bile
    öldürürüm. Eğer bizim özverilerimiz bir sonuç verseydi şu anda iskandinav ülkelerinin yakaladığı toplum yapısını yakalardık.

    Neyse hoşgeldin köyüme.

    Sevgiler...

    YanıtlaSil

İçinden geldiği gibi yaz,
Gönlünü ferah tutarak yaz,
Okuyan olmasa da yaz,
Sen yeter ki yaz...