1 Eylül 2012 Cumartesi

Atatürk'ü Sevmeme Hastalığı


Atatürk büstünün önünde tavşankulağı ve orta parmak işareti yapan bir orospu çocuğu resmi ile yine Atatürk büstüne elini öptüren bir orospu çocuğu resmi gördüm geçenlerde. Biri erkek biri kadındı ama cinsiyet gözetmeksizin katışıksız şerefsizdi ikisi de. Araştırma gereği duymadım ama muhtemelen bunlar gibi daha bir sürü vardır.
Hiç boşuna iki gereksiz ergen muhabbetine girmiyorum, çünkü bu ergenlik dönemini biz de yaşadık. Madem ergenlik döneminde insanlar böyle aşırı saçma hareketler yapabilecek kadar dengesini kaybedebiliyor, gitsin kendini yüksek bir yerden aşağı atsın. Ne bileyim gitsin kıçına bal kabağı sokmayı denesin. Eğer bunları yapmanın ne kadar saçma hareketler olduğunu biliyorsa bunu da bilecek.
İnsanların Atatürk’ü sevmeme hakkı vardır belki (Ki bana göre Türkiye Cumhuriyeti topraklarında yaşayan kimsenin böyle bir hakkı yoktur.) ama hakaret etme küçük düşürme hakkı yoktur. Sevmiyorum diyeni bir nebze anlayabilirim, belki zamanında dedesi ninesi düşmandan taraf olmuştur ve hezimeti hala hazmedememiştir, eyvallah. Ama saygı duyacaksın arkadaşım!
Bugün ben Türk’üm ve Laik’im diyen hiç kimse bir tane Osmanlı Padişahına küfür etmez, saygısızlık etmez, bazılarını sevmediğini söyler ama resimlerine veya büstlerine saygısızlık yapmaz. Çünkü akıl sağlığı yerinde olan her insan evladı bilir ki iyi veya kötü onlar bizim tarihimizdir, geçmişimizdir. Geçmişine saygı duymayanın geleceği de yoktur.
Bu iki dengesizden ayrı olarak, “Keşke zamanında İngiliz mandasına girseydik de benim ninemi İngiliz askerleri sikmiş olsaydı, ben razıyım.”  diyen, birebir bu cümleyi kuran insanlar da var. Benim bunlara cevabım,” Geç kalmış sayılmazsınız, eğer hala hayattaysa ninenizi İngiliz askerlerine yine teslim edebilirsiniz, eğer hayatta değilse ananız da olabilir. Ne de olsa burnumuzun dibindeler.”
Savunma argümanı çok acayip bu arkadaşların, verdikleri örnekler hep İngiltere’nin ne kadar ileride (Sanayi, eğitim, sosyal hak ve eşitlik, vs vs)ve bizim ne kadar geride olduğumuz üzerine. Böyle mal düşünceye sahip arkadaşlar sms ile Somali’ye 5 tl yardımda bulunduklarını ne çabuk unuttular acaba.

Bir tahmin yürütün bakalım Somali kimin sömürgesiydi.

Atatürk seni sms ile 5 tl yardım gönderilmeye muhtaç olmaktan kurtardı.
Yıllardır dikkatimi çekiyor, Türkiye Cumhuriyeti’nin bu son dönemleri, Osmanlı Devleti’nin son dönemleriyle aşırı derecede benzerlik gösteriyor.  Lale Devri ile de benzerlik gösteriyor.  Yabancılara sağlanan imtiyazlar olarak da benzerlik gösteriyor.
Bize Atatürk’e tapıyorsunuz diyen, putperest gibi Atatürk büstlerinin önünde neredeyse secde ediyorsunuz, taştan medet umuyorsunuz diyen insanların nelere taptığını kimleri padişah peygamber falan ilan ettiğini de biliyoruz.
Atatürk bazı noktalarda gerçekten çok yanılmış.
Özellikle de“Ey Türk Gençliği!” diye başlayan ve “Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur!” diye biten hitabede.
Damarlarımızdaki kan o kadar da asil değilmiş…

Aman boş ver be Bakanım, gel ben sana bir takla atayım.
Kulağım çok ağrıdığı için 30 Ağustos’ta yazmayıp bugüne sakladım bu yazıyı.


01.09.2012
Mr_Lonely

4 yorum:


  1. İşte Atatürk'ün ve Cumhuriyetin emanetçisi duyarlı bir genç!

    İşte ''Damarlarında asil kan dolaşan''lardan biri !

    YanıtlaSil
  2. Zeugma;
    Benden ne kadar emanetçi olursa o kadar. Bence hiç umut yok...

    Teşekkür ederim.

    Sevgilerle...

    YanıtlaSil
  3. Bir de Mustafa Kemal ve dini inkar edişi videosunu izleyin derim. Videonun sonunda Atama hakaretler dizisinde bulunuyo oropsu çocuğunun biri ve hala bu video silinmedi. Her şeye el atan kaliteli orospu çocuğu devletimiz var ya işte onlar bunu siklemedi bile.

    YanıtlaSil
  4. Devletin bunu sallamamasına hiç şaşırmam. Hatmettiği Kuran'ı bile yorumlayamayan, neyi emrettiğini bilmeyen insanların Atatürk'ü dinsiz ilan etmesine de hiç şaşırmam. O kadar çok şerefsiz var ki tek tek uğraşmak imkansız onun için zihniyetlerini yıkmak lazım.

    Hoşgeldiniz bu arada...

    Sevgilerle...

    YanıtlaSil

İçinden geldiği gibi yaz,
Gönlünü ferah tutarak yaz,
Okuyan olmasa da yaz,
Sen yeter ki yaz...