15 Ağustos 2011 Pazartesi

Hoca Efendi İmparatorluğu Anayasası

Ne kadar zormuş ANAYASA hazırlamak. Yemin ediyorum sadece 10 maddesini hazırlamak bile canımı çıkardı, binlerce madde yapmaya kalksam ayvayı yemişim. Neyse, aşağıda Afrika kıtası dolaylarındaki bir ülkenin Anayasasının ilk 10 maddesi bulunmaktadır.

Madde 1; Hoca Efendi İmparatorluğu, şeriat ile yönetilen, doğrudan kraliyet ailesine bağlı, tam bağımlı bir ülkedir.
Madde 1-A; Ergenekon, bir Terör Örgütüdür. Adını ağzına alan herkes müebbet hapisle cezalandırılır, üye olmak idam sebebidir.
Madde 1-B; Aksini iddia eden herkes Teröristtir.

Madde 2; Ülkenin bayrağı Kırmızı ve Beyaz Renklerden oluşur. Yapısı Ay ve Beş yıldızdan ibarettir.
Madde 2-A; Milli marş, Sordum Sarı Çiçeğe İlahisidir.
Madde 2-B; İlk iki madde kesinlikle değiştirilemez, aksini iddia eden terör örgütü üyesi sıfatıyla yargılanır.

Madde 3; Ülkenin resmi dili Arapça, Farsça ve Kürtçe'dir. Bu diller dışında herhangi bir dili kullanmak yasaktır.
Madde 3-A; Ülkenin resmi para birimi Papua Yeni Gine Kina'sıdır. (PGK)
Madde 3-B; Aile yapısı bir erkeğin en az üç kadın ile evlenmesi suretiyle şekillenir. Eğer bir erkek 25 yaşına kadar eş sayısını üçe tamamlamazsa ya da hiç evlenmezse kanuna karşı gelmiş sayılır, cezası kazığa oturtulmaktır.
Madde 3-C; İmam Nikahı, Resmi Nikah sayılmaktadır.  Eğer bir erkek üç kez boş ol derse nikah düşer. Çocukların velayeti, erkek kimi isterse ondadır. Kadının hiç bir talepte bulunma hakkı yoktur.
Madde 3-Ç; Eğer bir kadının gözleri dışında herhangi bir uzvu, kocası dışında başka birisi tarafından görülürse cezası 100 kırbaçtır. Tekrarında 200 kırbaç, tekrarında RECM.
Madde 3-D; Vefat durumunda miras paylaşımı ailedeki erkekler arasında yapılır. Eğer ailede vefat eden kişiden başka erkek yoksa miras, en yakın akrabalarının erkekleri arasında paylaşılır. Eğer soyunda başka erkek bulunmuyorsa, miras kraliyet ailesine kalır.
Madde 4; Ülkenin resmi güvenlik kuvveti Pe-ke-ke'dir.
Madde 4-A; Te-Se-Ka isimli örgütle bağlantısı olan herkes Ergenekon kapsamında yargılanacaktır.
Madde 4-B; Ülkenin yargı sistemi, Her Koyun Kendi Bacağından Asılır felsefesine dayanır. Beğenmiyorsan Ananı da Al Git Mantığıyla karara bağlanır. Temyiz hakkı yoktur, Ulema ne derse karar odur.
Madde 4-C; Ülke sınırları dışına çıkmak yasaktır, mülteci olarak kaçmaya çalışanın Anasından Emdiği Süt, Babasından çıkarılır.
Madde 4-Ç; Ülke sınırları içerisinde yaşayan herkes "Hoca Efendi Tarikatı" üyesidir, Tüm toplantılara katılmak mecburidir. Mazeret belirtmeden veya mazereti kabul edilmediği halde toplantılara katılmayanların cezası ilkinde yüz kırbaç, tekrarında 200 kırbaç, tekrarında RECM.


Madde 5; Sağlık kurumlarının nitelikleri Ebe Teyze, Çıkıkçı Murtaza ... şeklindedir. Tam teşekküllü hastane yapma teşebbüsünde bulunmaktan ziyade, düşünmek 100 kırbaç ile cezalandırılma nedenidir.

Madde 6; Eğitim ve öğretim ihtiyacı Tekkelerdeki hocalar tarafından karşılanmaktadır. İleri düzeyde eğitim almak isteyenlere " İmam Hatip Üniversitesi"nde okuma imkanı sağlanmıştır.

Madde 7; Ülkedeki spor faaliyetleri, Ulema'nın izin verdiği tarihlerde yapılmak ve yalnızca Futbol'dan oluşmak koşuluyla serbesttir. En fazla iki takım bulunabilir ve takımların ismi "İmamspor" ve " Cemaatspor"dur.
Madde 8; Ülke sınırları içerisinde, üç kişiden fazla gruplar halinde gezmek, yatsı namazından sonra sokakta dolaşmak, dul bayanların ya da içerisinde henüz evlenmemiş kız olanların evlerine girmek yasaktır.

Maade 9; Bu ülke sınırları içerisinde dünyaya gelen herkes bu kuralları kabul etmiş sayılır.

Madde 10; 3. maddeden itibaren kurallarda değişiklik yapma yetkisi Hoca Efendi Meclisi'nin inisiyatifindedir.


Mr_Lonely
15.08.2011

8 Ağustos 2011 Pazartesi

Şebek

Türkiye'de insanlar anlık mutluluklarla yaşıyor, yarın kimsenin umrunda bile değil.
İnsanların, anlık veya geniş zamanlı, mutlu olmasına lafımız yok. İsteyen somurtur isteyen şebek gibi otuz iki diş meydanda gezer.
Buradaki mesele, hiç bir şeyin farkında olmayan o şebeğin benim de hayatımı olumsuz yönde etkiliyor olması.
Yoldan geçen birisini durdur, eline 10 lira sıkıştır, sonra iki sokak ötede bir arkadaşını gönder gitsin o 10 lirayı adamın elinden alsın sana geri versin.
Kayıp ne oldu bu durumda, hiç bir şey. Peki kazanç ne oldu, o adam sana sebepsiz ve amaçsız bir şekilde güven duymaya başladı.
Buyrun emekliler.
Ya da çalışanlar.
Maaşınıza Yüklü(!) miktarda zam yapıldığı zaman, (Ki bu zamlar genelde seçim arefelerinde oluyor.) bir kaç ay içinde o zammın eriyip yok olduğunu maaş bordrolarınızda farketmiyor musunuz?
Ama rastgele bir emekliyi durdurup sorsanız diyeceği laf, "Allah Razı Olsun daha önce kimse böyle bir zam vermedi." olacaktır. (İnsanların klasik yakınmalarını bir kenara koyarak düşünelim, sonuçta trilyonlarla oynayan birisine sorsak o da kazancının yetmediğinden yakınır.)
Bir yerlerden para geliyor, o bir yerlerin kaynağı genelde Amerikanya tabii ki, gelen paranın adı BORÇ. Bize o borç anamızın ak sütü gibi helal, babamızdan miras gibi yediriliyor. Biz anlık olarak mutlu oluyoruz. Tabi bu sırada, ülkemizin dış borcunun nüfusumuza oranlanmasıyla ortaya çıkan kişi başı dış borç miktarımızda tavan yapıyor. Direkt olarak cebimizden çıkmıyor ya kredi kartı faturası gibi, onun için enterese etmiyor bizi. Doğan her çocuk daha bir borçlu doğuyor sonuç itibarıyla. Ama bizim ağzımızda bal var, mutluyuz.
Birileri çıkıp bizi uyandıracak gibi olsa, ceza sahası dışından hafif bir faul yapıyorlar, bir kaç kişi sarı kartı yiyor biz yine uykuyadalıyoruz. Kim bu sarı kart cezalıları, Denizi aydınlatanlar olabilir belki. Neydi onun adı El Feneri miydi?
Bakıyorlar ki biz Fener'e falan ihtiyaç duymuyoruz, yüzebiliyoruz denizlerde, uyanığız hala, Bu sefer yeni Dalgalar çıkıyor piyasaya. Dalga geçer gibi Ergenekon Destanı yazıyorlar bize.
Bu dalgalar ufakk mı geldi?
Daha büyükleri var.
Üç büyük futbol klübünün taraftar sayısı, ülkenin dörtte üçünden fazla. Eğer üç klübün en kral adamlarını alır içeriye tıkarsan Dalga malga kalmaz alayımız dikkati oraya çeviririz, derin bir uykuya dalarız.
Nasıl olsa meşhurdur Şike Yaptın dedikten sonra Şaka Yaptıııımmm deyip paslaşmalar.
Daha da uyumazsan son darbe yine askerden gelir.
Bir haftada 25 kişiyi şehadete erdirirsen eğer bırak uyanık kalmayı, kış uykusuna bile yatarız hepimiz.
Mutluyuz.
Memleketime yol yapılıyor, asfalt dökülüyor.
Peki uzun süredr kaç okul yapıldığına dair haber yapıldı?
Peki kaç tane sınavda ŞİKE yapıldı haberi geldi?
Mutluyuz.
Şike Şike Mutluyuz.

Bazı süreçleri ben dinamit gibi düşünüyorum.
Upuzuuuunnnnn bir kükürtlü iple bağlanmış bir kalıp dinamit lokumu, fitilin ucu ateşlenmiş bekliyoruz.
Bugün patlamayacağı belli, gelecekte patlayacak. Kimin kucağında patlayacağını merak ediyorum.
Ama şundan eminim, biz anlık mutlu olduğumuz sürece, gelecekte başımıza gelecek hiç bir şeyin suçunu geçmişimizdeki kişilerden aramayacağız. Ve biz yine aynı şebekliğimizle o bombayı kucağında tutacak olan yürekli insanı  rezil edeceğiz.
Bir günah keçisi bulup bütün suçu yükleyeceğiz.
Olsun biz bugün mutluyuz.
Daha yumurta kıçın ağzına gelmedi...


Mr_Lonely
08.08.2011