15 Ocak 2010 Cuma

Siyasi Bir şölen, Adem'le Havva'dan gelen

Değerli büyüğüm Aysema hocam ve Onuncu Köyün Adamı beni filmlemiş. Benim siyasetle hiç ilgili olmadığımı bilmiyor tabii ki de. Sağlık olsun ne yapalım hatır için çıplak bayanın üzerinde sushi bile yenirmiş. Aşağıda verdiğim cevaplar bulunmaktadır. Bunu ödül listeme eklemeyeyim normal konu başlığı gibi yayınlayayım, çakallık olsun.
Ödülü pasladığım kişiler aşağıda. Konu başlıklarını kuralları görmek isteyen linke gitsin. Saygılar sevgiler kocaman öpücükler.



1) Dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda ne düşünüyorsunuz?


Tamamen yanlış bir uygulama. Bence kesinlikle kaldırılmamalı.
Şimdi neden dersiniz, açıklayayım;
Eğer dokunulmazlıklar kaldırılırsa, mecliste toplasan 200 kişi ya kalır ya kalmaz.
Peki anayasa da yazan nedir?
Milletvekili sayısı 550-28=522'ye düşerse, iktidar erken seçim ilan etmek zorunda kalır. Biz neyden bahsediyoruz, yaklaşık 300 kişilik bir eksilmeden. Yani erken seçim manyağı oluruz. Yüz kızartıcı suç işleyen çözümü milletvekili olmakta buluyor. Eğer milletvekillerinin dokunulmazlığı kalkarsa, herkes cezaevine gider. Sonra suçlu insanlar biter, bu sefer dürüst insanlar vekil olmak zorunda kalır. Dürüst insanlar vekil olursa ülke refaha çıkar. Ülke refaha çıkarsa dünyada söz sahibi olur. görüldüğü gibi her şey zincirleme. Onun için dokunulmazlıklar kaldırılmasın...

2)Seçim barajı kaldırılsın mı? Neden?


Kesinlikle kaldırılmasın. Hatta baraj %20 ye çıkarılsın. Çünkü seçim barajları indirilirse, iktidar partisinin milletvekili sayısı düşer, bu sayı düşerse koalisyon kurulur. Ya da koalisyon kurulmasa bile anayasa değişikliği için muhalefetin görüşü alınmak zorunda kalınır. Muhalefetn görüşü alınırsa iktidar borusunu öttüremez. İktidar borusunu öttüremezse sosyalist görünümlü faşist bir rejimi insanlara dayatamaz. Dayatamazsa ülkenin sosyal seviyesi artar, insanlar bilinçlenir ve beyinleri yıkanamaz, inançları sömürülemez. Bir ülkede ne kadar bilinçsiz insan varsa o kadar iyidir. Kimse hakkını aramamalı. Herkes Anasını da Alıp Gitmeli...

3)Adayların belirlenmesinde nasıl bir yöntem uygulansın?

Adaydan kasıtın milletvekili adayı olduğunu düşünüyorum. Milletvekili adayları yüz kızartıcı suçlara adının karışmasından dolayı soruşturma geçiren, dava sonucunda hüküm giymesi muhtemel olan kişilerden seçilmeli. Kesinlikle ihaleye fesat karıştırmış olmalı. Ya da hortumcu olmalı. Part tabanlarında ki delegelerin seçimleriyle aday olması istenen kişiler kesinlikle aday gösterilmemel. Muhtemelen dürüsttür çünkü. Yukarıda da dediğim gibi  dürüst insan vekil olamaz...

4)Yargı bağımsızlığı sizin için ne anlam taşıyor?

Yargı bağımsız olamaz. Yargı kesinlikle bağımsız olamaz. Yargıtay, Danıştay, Sayıştay,  Hakimler ve savcılar yüksek kurulu vs. , bunlar kesinlikle bağımsız olmamalı. Adalet bakanlığına da değil direkt olarak başbakana bağlı olmalı. Başbakan kendi ideolojisine uygun olmayan kişiyi kesinlikle bu görevlere atamamalı. Aslında yargı diye bir şeye de karşıyım ben. Şeriat mahkemeleri kurulmalı. Hakimin yerine kadılar getirilmeli. Şeyhülislam olmalı, Halife olmalı. Hırsızlık yapanın eli, Zina yapanın şeyi kesilmeli. Şeyi olmayanlar kazığa oturtulmalı. Başbakanlık değil padişahlık düzeni olmalı. Haremler kurulmalı harem ağası Cemil İpekçi olmalı...

5) (Beşinci soruyu siz belirlemek durumunda olsaydınız neyi öğrenmek isterdiniz?)



Bu soru olmamış ya. Neyse düşünelim bakalım.
Bir çocuğu neden leyleklerin getirmediğini, niye insanların çiftleşip yorulmak zorunda bırakıldığını öğrenmek isterdim.
Türkiye Cumhuriyeti'nin bu hallere gelmesinin sorumlularının neden küçükken hazin bir trafik kazasına kurban gitmediklerini, neden ince hastalığa yakalanıp ölmediklerini öğrenmek isterdim.
Faili meçhul cinayetlerin faillerinin kim olduğunu öğrenmek isterdim.
Kıyametin ne zaman kopacağını bilmek isterdim.
Dünya'nın oluşumunu baştan sona kadar bir film gibi izlemek isterdim.
Kardeş evliliğinin absürd ve iğrenç bir şey olduğunu söyler dururuz, peki Adem ile Havva'nın çocukları 4 kız 4 erkek değil miydi? Bunların hepsi kardeş değil miydi? Bunların hepsi birbiriyle çiftleşmemiş miydi?
Akraba evliliğinden doğan çocukların sakat oldğunu hepimiz biliyoruz, Peki Adem ile Havva'nın çocukları kardeş olduğuna göre onların evliliğinden doğan çocukların hepsinin sapasağlam olmasının nedeni neydi? Kardeşle çiftleşmek akraba evliliğine girmiyor mu?
Hepimiz tek bir anne ve babadan (Adem Havva) türeyip bugünlere geldiğimize göre, bu dil din ve ırk ayrımları nereden oluştu. Neden bazı insanlar siyah.

Gelelim sonuca;
Ben bu mimi Yalovalı Gardaşım Hüseyine, Sosyal sorumluluk sahibi Saneme, Siyasete bulaştırmak istediğim Pınara gönderiyorum. Kabul etmeyenin blogunda ses bombası patlatırım.


15.01.2010
Mr_Lonely

21 yorum:

  1. Özgürcüm çokkkk teşekkürler.mimin başımla beraber:) en kısa zamanda cevaplamaya çalışacağım.bu mimi yapan Aysema öğretmenime de sevgilerimi gönderiyorum:)

    YanıtlaSil
  2. Sevgili Özgür,

    Yazını eşimle beraber okuduk. Bizi oldukça güldürdün. Güldürürken de düşündürdün. Çok teşekkür ederim.Bir okuyucun daha oldu.

    Aynı ana-babadan geldik de pek akıllı olduğumuz söylenemez. Yaşadığımız şu dünyada öyle salakça işler yapanlar var ki, bu insanları normal sayamayız değil mi?

    Bu arada Kamikaze'ye de teşekkür ederim.

    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  3. cevapların süpermiş:)))Dürüst insan olamaz...

    YanıtlaSil
  4. Kamikaze;

    Afiyet olsun efem.
    En kısa zamanda cevap bekliyoruz :D

    Saygılar...

    Aysema;

    Biz burada yenileri severiz. :PP
    Başım gözüm üstüne, büyüklerimin yazdıklarımı beğenmesi daha bir güzel oluyor. :))

    Bence herkes normal, biz anormaliz. Bizde var bir sorun. :))

    Saygılar...

    Mehbup;

    Teşekkür ederim efem. :))
    Dürüst insan vekil olamaz. :))

    Saygılar...

    YanıtlaSil
  5. Özgür sana hep söylüyorum kesinlik
    vee kesinlikle gazeteci olmalıymışsın.Bu kadar pratik zekalı che'nin bloglarda deyil,
    profesyonel gazetelerde yazması
    gerekirdi diye düşünüyorum.Çünkü
    hem bilgili,hem araştırmacı,hem de
    güzel ifadelerin ancak böle değerlenirdi.Şimdi sakın bana esprili cevap verme,çok ciddiyim!!
    22 yaşında bu bilgi birikimine,
    bu kültüre sahip olduktan sonra,
    kim bilir 30 yaşında nasıl bir
    canavara dönüşebileceğini düşünebiliyorum.

    Yazdıklarım,abartısız ve çok samimi
    görüşlerimdir.Ben de siyaset bilimleri okuyorum ve bir çok
    arkadaşımın senin düzeyinde ve
    kapasitende olmadığını biliyorum.

    Kişilik olarak mütevazi ve mizahcı
    olman da çok büyük bir artı değer!

    Sevgilerrr

    YanıtlaSil
  6. Ayşegül;

    Teşekkür ederim bağyan. O sizin teveccühünüz. Benim bilgim bloglarda yazmaya yetecek kadar maalesef. Profesyonel olabilecek derecede bir birikimim yok. 22 yaşında ki bu birikim, 30lu yaşlarda muhtemelen evin gelir gider hesaplarını yapmaktan yerini matematiğe bırakacaktır. :))

    Geleceğin valisini dde bu bloglarda görüyoruz demek ki. Sen de okulu bitirip Recep Yazıcıoğlu gibi bir vai olursun...
    Ayrıca siyaset bilimi okuyan kişiler zaten siyasetle azıcık ilgilense, görevlerini bilse adam olacağız ama...

    Çok teşekkür ederim...

    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  7. Ahhaa :)))
    Bayıldım cevaplarına..
    Hem mantıklı, hem mizahi..
    Öldüm gülerken..
    Bir de seni kısa sürede tanımış olduğuma inandım. Vereceğin cevapları sorsalar önceden tahmin edebilirdim.
    Senin gibi bilinçli gençlere ihtiyaç var bu ülkede.
    Özgür çocuğa, yazan ellerine, yüreğine sağlık..

    Sevgilerimle..

    YanıtlaSil
  8. Süper.Siyasetin senin gibi gençlere ihtiyacı var.Zehir gibisin, zemberek gibisin ;)Bıraksınlar yapıştıkları koltukları.Bak haklısın madem aynı anne babadan türedik niye ayrım var niye bazıları siyah.Valla ben de hep düşünmüşümdür kardeş olunuyosa nasıl oluyo?Bak kafamı karıştırdı yaa :)Tebrik ediyorum,harika yazmışsın.

    YanıtlaSil
  9. Süpersin sen biliyorsun di mi? harika cevaplar, güldüm ama düşündüm de. Ayşegül gibi düşünüyorum lütfen değerlendir bu yeteneğini...

    Sevgiler canım

    YanıtlaSil
  10. Zeugma;

    Lütfen ama. Ölmek yok. Ben istemiyorum ki benim yüzümden insanlar ölsün. :))

    Bence benim gibi gençlerin idam edilmesine ihtiyacı var bu ülkenin.
    Asın bizi.

    Saygılar...

    Ebruli;

    Benim gibi gençleri bilmem de, siyaset gençliği kaybetti. Zamanında Deniz'i, Yusuf'u astığında kaybetti. Gerçi istedikleri de oydu zaten...
    Şimdi 80 yaşındaki dedeler siyaset yapıyor. Kusura bakmasınlar da bu gençliğin kestiği tırnağı oturtsalar oraya daha iyi siyaset yapar.

    Teşekkür ederim.

    Saygılar..

    Çınar;

    Yok ya süper olmak kim ben kim. :)
    Ya düşünmeyin ima yapmıyorum ki direkt gülün diye yazdım zaten. :))
    Düşünmekten kafa kalmadı hiç birimizde biraz da gülelim.
    Ben yeteneğimi değerlendiriyorum zaten, blog yazıyorum. Bir yeteneğim varsa, bende o ışığı görenler beni değerlendirsin. :))
    Hem ben profesyonel yazarların yeterince açık yazamadığını düşünüyorum . Üzerlerinde çok büyük baskılar olduğunu düşünüyorum. Ölümle tehdit edilip sindirildiklerini düşünüyorum. Yoksa gazeteciler çok iyi yazarlar. Meslekleri bu sonuçta...

    Saygılar...

    YanıtlaSil
  11. Ne yazsam ,ne desem diye dünden beri düşündüm,taşındım yine bişey bulamadım.. :D

    Bu mimi, saMİMİ olarak bana da gönderdiğin için teşekkürler...

    YanıtlaSil
  12. güzel cevaplar :)

    iyi dileğine teşekkürler
    iyi haftasonları diliyorum

    YanıtlaSil
  13. Hüseyin;

    Yalovalım UAY'm yaz gardaşım. :)))
    Yazarsın sen. Aslansın yaparsın. Ses bombası koyarım bak hee. :)))

    Sevgiler...

    MaviAnne;
    Ben teşekkür ederim efem. Acil şifalar dilerim...

    Saygılar...

    YanıtlaSil
  14. Bloğumda bir ödülünüz var.
    Sevgilerrr

    (isteğe bağlı.)

    YanıtlaSil
  15. hahaha özgür hiç kusura bakma. bi şey demiyecem. sustum.

    sadece iyi pazarlar diliyorum.. Dikkat et kapıya jandarmalar veya polis gelirse seni tanımam.

    YanıtlaSil
  16. Sahiden de siyasetten anlamıyormuşsunuz tebrikler :D Bu ülke sizin gibilerin elinde olsa halimiz bu hal olmazdı :D

    YanıtlaSil
  17. Ayşegül;

    Teşekkür ederim efem. En kısa zamanda ilgileneceğim...

    Sevgiler.

    Neslihan;

    Diyebilirsin. Ben söylemem kimseye :P

    Teşekkür ederim. Ben kendim jandarma olurum belki belli mi olur. :)))

    Saygılar...

    Bilgibankan;

    Anlamıyormuymuşuz? Biz mi? Hangimiz? O mu ben mi?
    Ama burada bir tek ben varım.
    Allah allah kafam karıştı...

    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  18. Ciddi bir konu hic sulandirmadan ancak bu kadar eglenceli halde yazilabilirdi herhalde.
    Harika yazmissin.

    Aysegüle kesinlikle katiliyorum bende.

    Sevgiler

    YanıtlaSil
  19. Sünter;
    Teşekkür ederim. :))
    Ayşegül, blogumda yandaşların çoğalıyor. Blogumu ele geçirebilirsiniz ama ruhumu asla. :))

    Saygılar...

    YanıtlaSil
  20. gülerken ağlanıyormuş işte bu duygudayım yazını okurken ne güzel anlatmışsın teşekkürler dostlukla ..

    YanıtlaSil
  21. Bilge;
    Teşekkür ederim efem. Hep gülünüz lütfen, ağlamak yok...

    Saygılar...

    YanıtlaSil

İçinden geldiği gibi yaz,
Gönlünü ferah tutarak yaz,
Okuyan olmasa da yaz,
Sen yeter ki yaz...